Sanat Güneşimiz Zeki Müren

“Sanat Güneşi” ve “Paşa” olarak anılan Zeki Müren 6 Aralık 1931 tarihinde doğdu. Besteci, söz yazarı, şair, oyuncu ve Türk şarkıcı olarak anılan Zeki Müren; Klasik Türk Müziğinin en önemli isimlerinden biridir. Sanata olan katkılarından dolayı 1991 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanıyla ödüllendirildi. “Manolyam” şarkısıyla Altın Plak Ödülü’nün ilk sahibi olan sanatçı; altı yüzü aşkın plak ve kaset doldurmuş, üç yüzü aşkın şarkı bestelemiştir. Biz de Sanat Güneşimizin doğum gününde onun yaşantısını beraber inceleyelim.

Çocukluk ve Gençlik Dönemi
Bursa’da doğan, Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olan Müren’in babası kereste tüccarıydı. İlkokulu Bursa Osmangazi İlkokulunda ve Tophane İlkokulu, Alkıncı İlkokulunda tamamladı. Henüz ilkokuldayken müziğe olan yeteneği öğretmenleri tarafından keşfedildi ve müzikli okul müsamerelerinde baş rolleri almaya başladı. Hayatındaki ilk rolü bu müsamerelerden birinde bir çoban rolüdür.

sanat-gunesimiz-zeki-muren-artmanik-1

Ortaokulu da Bursa’da tamamladıktan sonra babasına İstanbul’a gitmek istediğini söyledi ve İstanbul’da İstanbul Boğaziçi Lisesine yazıldı. Üniversitede ise yetenek sınavlarını başarıyla vererek İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne (Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Yüksek Süsleme Bölümü’nden mezun oldu.

Müzik Hayatına Atılışı
Zeki Müren daha Bursa’dayken solfej ve usul dersleriyle musiki bilgilerini öğrenmeye başladı. Boğaziçi Lisesi’ne geçtiğinde de İstanbul’da musiki eğitimini devam ettirdi. 1950 yılında henüz üniversite öğrencisiyken TRT İstanbul Radyosu’nun açtığı ve 186 adayın katıldığı solistlik sınavını birincilikle kazandı. 1 Ocak 1951 tarihinde İstanbul
Radyosunda canlı olarak yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi. Konserden sonra Hamiyet Yücesoy stüdyoyu arayarak Müren’i tebrik etti. O sıralarda İstanbul Radyosunun Anadolu’da dinlenememesi sebebiyle klarnet sanatçısı olan Şükrü Tunar Zeki Müren’i kendisine ait plak fabrikasına götürerek kendi eseri olan “Muhabbet Kuşu” şarkısını plağa doldurttu. Bu plak sayesinde artık Anadolu da Müren’i tanımış oldu.

Ses Dergisi - 25 Mart 1972 - Sayi 13
Ses Dergisi – 25 Mart 1972 – Sayi 13

Zeki Müren bu radyo konserinden ve plak çalışmasından sonra Türkiye radyolarında düzenli olarak eserler seslendirmeye başladı. Radyo programlarında çoğu canlı yayın olan bu programlar on beş yıl sürdü. Bundan sonra sahne ve plak çalışmalarına yönelen Müren, ilk sahne konserini 26 Mayıs 1955 tarihinde verdi. Sahnede genellikle kendi tasarladığı kıyafetlerini giyiyordu. Ününü tam bulduğu yer olan Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız 11 yıl sahne aldı. Bu sahnelerde Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak yer alıyordu. 1976’da Londra’daki Royal Albert Hall’da konser vererek burada konser veren ilk Türk sanatçı oldu.

Zeki Müren’in oyunculuk kariyeri 1954’te Beklenen Şarkı adlı filmde oynamasıyla başladı. Bu filmden sonra büyük bir başarı kazanarak şarkılarının çoğunu kendisinin bestelediği 18 filmde yer aldı.

Özel Hayatı
Zeki Müren hayatı boyunca hiç evlenmedi. Türkiye’nin kalıplaşmış düşüncelerini dağıtarak kendi tasarladığı değişik kıyafetleri ve sahne davranışlarıyla ilgiyi kendi üstünde tutmuştur ve herkesin beğenisini kazanmıştır. Sahne hayatının ilerleyen yıllarında feminen kıyafetler tasarlayan ve bunları sahnesinde giyen sanatçı saç modelleri ve makyajıyla da dikkat çekiyordu.

sanat-gunesimiz-zeki-muren-artmanik-3

Alışılmış kalıpları yıkmaya çalışan Zeki Müren cinsel yönelimiyle ilgili bir açıklama yapmadı fakat röportajlarında sürekli üstü kapalı olarak eşcinsel olduğuna dair vurgular yaptı. Bu açıklamalardan birtanesi şöyle: “Herkes gibi sevgilime sevdiğimi ilan etme hürriyetim yok.’’ Eşcinsellikle ilgili hiçbir problemi olmadığını ve dünya üzerinde olması gerekeni de şu sözleriyle açıklıyor: “Sanat alanında dünyanın ünlülerini tetkik ettim, yüzde sekseni hatta daha fazlası gey, demek ki iki ruh da taşınabiliyor. Ben buna hata demiyorum, ruh zenginliği diyorum. Hem kadın ruhunu hem erkek ruhunu taşıyıp da bunun rezilliğe dönüştürmemek, etrafı rahatsız etmeden, edebiyle, millete yanlış örnek olup peşinden sürüklermiş gibi göstermeden hayatınızı idame ettiriyorsanız zaten kanunda dahi cezası olmayan bir olaydır.”

Hastalığı ve Ölümü
Zeki Müren kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı dolayısıyla hayatının son 6 yılında sahnelerden uzaklaşmak durumunda kaldı. Bodrum’daki evinde inzivaya çekilen Müren bu dönemi “kendini dinlemek” olarak anlatır. 24 Eylül 1996 tarihinde TRT İzmir Televizyonunda kendisi için düzenlenen tören sırasında kalp krizi geçirmesi sonucu en mutlu olduğu yer alan sahnede hayata gözlerini yumdu. Mezarı, doğum yeri olan Bursa’da Emirsultan Mezarlığındadır.

sanat-gunesimiz-zeki-muren-artmanik-4

 

Zeki Müren Hakkında

“Zehretme Bana Hayatı Cananım” mısrasıyla başlayan, acemkürdi makamında olan ilk bestesini 17 yaşında yazmıştır. Akrostiş şeklinde olan bu bestesi şöyledir:
“Zehr’etme bana hayatı cananım
Elemlerle doldu benim her anım
Kederinle yanıp sönse de canım
İnan ki ben sana yine hayranım”

Sünnet olduğunda ellerine kına yaktırmak yerine oje sürdürmüştür.

1965 yılında 100’e yakın şiirinin bulunduğu Bıldırcın Yağmuru isimli şiir kitabını yayınladı.

1969 Aspendos konserinden sonra ilk defa Antalya halkı tarafından “Müziğin Paşası” olarak anılmaya başlanmıştır.
Askerliğini 1957-1958 yılları arasında yedek subay olarak Ankara Piyade Okulu’nda 6 ay, İstanbul Harbiye Temsil Bürosu’nda 6 ay, Çankırı’da 3 ay şeklinde yaptı.

Ajda Pekkan ile Maksim Gazinosunda sahne alırken Müren Ajda Pekkan’a ‘Canım Karıcığım’ diye seslenir; Pekkan da ona ‘Buyur güzel kocacığım’ diye cevap verirdi.

“Marmara’da Mehtap” adını verdiği tümüyle payet işli ilk ışıltılı ceketini 1958’de Tepebaşı Gazionusunda giymiştir.
Mini etekli kıyafetinin ismini “Uğur Duvağı” olarak belirlemiştir. Taşlık Gazinosunda bu kostümü giydiğinde insanlar tepki gösterirse diye bir de pantolon hazırlamıştır fakat bu kostüm insanların çok hoşuna gitmiştir.

sanat-gunesimiz-zeki-muren-artmanik-5

TRT İstanbul Radyosunda ilk defa çıktığı zamanı şöyle anlatıyor Müren: “Önce şarkıya titreyen bir sesle girdim. Fakat şarkının ikinci kısmına başlarken heyecanım yok olmuştu birden. Büyük bir haz veriyordu bana binlerce insanın önünde şarkı söylemek. Sonra şarkılar, şarkıları kovaladı. O gece tam altı şarkı söyledim. Başarmıştım, dünyalar benimdi artık. Kaldığım pansiyona dönmeden önce postaneye uğrayıp, Bursa’ya bir telefon açtım. Annemdi karşımdaki. Ama konuşamıyor, ağlıyordu. Ben de konuşamıyordum. Çünkü benim de gözlerimden yaşlar süzülüyordu. Hayatımın en büyük mutluluğunu işte o gece tattım.”

“T” şeklindeki sahnesiyle seyircilerle daha yakın olabilmek için ilk kez Zeki Müren kullanmıştır.

Doğum günü olan 6 Aralık tarihi Onur Akay’ın TRT’ye yaptığı öneri ile 2012 yılından itibaren Türk Sanat Müziği Günü olarak kutlanmaya başlandı.

Vasiyetinde tüm mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfına bıraktı.

sanat-gunesimiz-zeki-muren-artmanik-6

Ölümünün ardından Bodrum’daki evi Kültür Bakanlığı’yla yapılan protokol ile Zeki Müren Sanat Müzesi’ne dönüştürüldü.

LGBTI bireyleri oldukça destekleyen Zeki Müren’in yaptıklarını uzun yıllar boyunca arkadaşı olan Tunç Kökkaya anlatıyor. Müren’in LGBTİ’lere nefes aldırdığını söyleyen Kökkaya ayrıca şu bilgileri de bizlerle paylaşıyor: “Gittiğimiz gey kulüpleri, eğlendiğimiz yerler polis tarafından basıldığı dönemlerde, “tü-kaka” ilan edildiğimiz zamanlarda Zeki Müren’in kurduğu kulübe de polisler baskın yapardı. Fakat Zeki Müren’i gördükten sonra “Özür dileriz paşam, rahatsız ettik” diyerek dışarı çıkarlardı. Ve bence onun bize sağladığı en büyük lükslerden biriydi polis baskılarından korunmak. Bu şekilde, kendimizi ifade ettiğimiz, sosyalleşebildiğimiz alanlar yarattı bizlere.”

Biz de doğum gününde Sanat Güneşimiz Zeki Müren’i özlemle ve sevgiyle anıyoruz.

 

0 Yorum Yorum Yap →