Soul Müziğin Babası; James Brown

Tam adıyla James Joseph Brown, Jr. doğum tarihi 3 Mayıs 1933 ve ölüm tarihi de 25 Aralık 2006. James Brown; ABD’li müzisyen, şarkıcı, söz yazarı ama en önemlisi de soul ve funk müziğin babası olarak anılıyor.
Hayatına ve çalışmalarına şöyle bir bakmadan önce şuraya belki de en sevdiğimiz, herkesin duyduğu gibi çılgınlar gibi dans etmek istediği şarkısını bırakalım!

Problemli bir çocukluk geçiren James Brown, ayakkabı boyacılığı yaparak ve sokaklarda dans ederek para kazanıyordu. İlk kez 16 yaşında silahlı soygun suçundan hapise girdi. 4 sene hapiste kalan Brown, bundan sonra kilise korosunda şarkı söylemeye başladı. Burada kısa sürede sesini ve kendine has yorumunu insanlara gösterme fırsatı buldu. İlahilere getirdiği özgün yorumuyla kiliseye gelen tüm insanların dikkatini çekti ve popüler müzik üzerindeki etkisi devasa bir boyutta oldu.

NEWPORT, RI - JULY 6: Godfather of soul James Brown performs onstage at the Newport Jazz Festival on July 6, 1969 in Newport, Rhode Island. (Photo by Tom Copi/Michael Ochs Archives/Getty Images)

1955 yılında çıkardığı ilk albümü “Please Please Please” ile büyük ses getiren efsanevi şarkıcı ilk albümü olmasına rağmen artık 20. yüzyılın müzik tarihinin vazgeçilmez büyük ustası olarak anılmaya başlandı. Bu ilk albüm tam bir milyon kopya sattı. İlk albümünün ardından rock’n roll’un babalarından sayılan Little Richard ile tanıştı ve upsetters grubu ile çalışmaya başladı. 1958 yılında R&B single’ı “Try Me” ile listelerde üst sıralara tırmanarak ününü daha da pekiştirdi.

soul-muzigin-babasi-james-brown-artmanik-2

Müziğinin ruhunun ancak canlı yakalanabileceğini düşünen Brown, 1961 yılında bir konserinin kayıtlarını albüm haline getirdi. James Brown Show Live at the Apollo adını alan albüm tam bir sansasyon oldu. Sanatsal açıdan yeni bir funk ortaya koyan sanatçı “Papa’s Papa’s Got a Brand New Bag”, “I Feel Good”, “Get Up (I Feel Like a Sex Machine)” şarkılarıyla yerini sağlamlaştırdı. Bu başarıyla büyük bir servet de oluşturdu.

soul-muzigin-babasi-james-brown-artmanik-3

1970’li yıllarda kötü zamanlar geçirdi; oğlunu bir trafik kazasında kaybetti, kendisinin vergi problemleri oldu ve disko müziği kendi müziğini tehdit etmeye başlamıştı. Sıkı çalışması ile bu zamanları atlattı ve 1980’de çekilen kült bir film olan The Blues Brothers filmiyle zaten sağlam olan yerini bir kez daha kanıtladı. Bu filmle artık yeni nesile de hitap etmeye başladı.

1988 yılında bir polis kovalamacası yüzünden iki buçuk yıl hapis cezası aldı fakat tüm yanlışlarıyla beraber James Brown Afrikalı Amerikalıların bir nesli için çok önemli bir rol modeli oldu. 1992 yılında “Grammy Hayat Boyu Başarı Ödülü”ne layık görüldü.

soul-muzigin-babasi-james-brown-artmanik-4

12 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul Parkorman’da konser veren dev isim, bu konserden 4 ay sonra akciğer iltihabı ve zatürre sebebiyle Atlanta’da hastaneye kaldırıldı ve 25 Aralık tarihinde de vefat etti. Öldüğü gece yanında olan 73 yaşındaki menajeri Charles Bobbit’in açıklamasına göre ölmesinden kısa süre önce ‘Bu gece uzağa gidiyorum’ dedi ve 3 uzun soluk sonrası gözlerini kapattı.

soul-muzigin-babasi-james-brown-artmanik-6

2014 yılında James Brown’un hayatını anlatan “Get on Up” filmi çekildi. Biyografi türünde olan filmde Mick Jagger hem rol aldı hem de filmin prodüktörlüğünü yaptı. Tate Taylor’ın yönettiği filmde James Brown’ı Chadwick Boseman canlandırıyor ve efsanenin 50 yıllık sahne hayatının yanı sıra, özel hayatında yaşadıklarını ve hayat mücadelesini de konu alıyor.

soul-muzigin-babasi-james-brown-artmanik-7
Yılda 350 gece sahne alarak ününün hakkını fazlasıyla veren Brown her akşam 3 kilo vererek kendisini dinlemeye gelen insanlara çılgın eğlenceler vaadediyordu. Soul Brother Number One, Mr. Dynamite, Minister of The New Super Heavy Funk, Mr. Please Please Please, the Godfather of Soul gibi lakaplarla anılıyordu.

İlk zamanlarda maddi durumu iyi olmasa da konserlerinin kalitesinden hiçbir şekilde ödün vermiyordu. “Sahnedeyken sizi izlemek için -az da olsa-, para ödemiş insanlar patronunuzdur. Onlar için çalışırsınız.” sözüyle dinleyicisine ne kadar önem verdiğini kanıtlıyordu. Orkestrasını bir ordu gibi yönetiyordu; geç kalmak, kötü çalmak, sahne kıyafetlerinin kötü durması gibi durumlarda cezalandırma kullanıyordu.

1960’ların sonlarına doğru artan ünü sayesinde konserleri Siyah müziğinin Mekke’si olan Harlem’deki Apollo Theare’i ağzına kadar dolduruyordu. Yoksullar için yemek sağlanmasına, Afrika’daki topraksızlara yardıma koştu ama özellikle Vietnam’daki ABD birliklerine konser verdiği için milliyetçiliği nedeniyle çok fazla eleştiri aldı.

Müzik yaşamı boyunca 119’un üzerinde şarkı ve 50’nin üzerinde albüm yapan soul müziğin babası James Brown’un doğum günü kutlu olsun!

10th March 1971: Funk front man and self-professed godfather of soul, Mr James Brown. (Photo by Evening Standard/Getty Images)

“Yüksek sesle söyle, Siyahım ve Bundan Gurur Duyuyorum!” (Say it loud, I’m Black and I’m Proud)

0 Yorum Yorum Yap →